RABBE MUHTAÇ OLMAK, DUA ETMEK


Dua: Seslenmek, yardım çağırmak, Allah'a yalvarmak, O'ndan dilekte bulunmak, bir kimsenin kendisi veya bir başkası için Allah'a yalvarmasıdır.

 

 

Allah'u Teâlâ Kuran'ı Kerim de dua ile ilgili bizlere şöyle sesleniyor.

 

 

ادعوا ربكم تضرعا وخفية انه لا يحب المعتدين

 

 

"Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin. Şüphesiz ki O, haddi aşanları sevmez" (Araf suresi 55. ayet)

 

 

قل ما يعبؤا بكم ربي لولا دعاؤكم

 

 

" Habibim! De ki: Duanız ve ibadetiniz olmasaydı, Rabbim sizi ne yapsın, size ne diye değer versin?  "(Furkan suresi 77. ayet)

 

 

واذا سالك عبادي عني فاني قريب اجيب دعوة الداع اذا دعان فليستجيبوا لي وليؤمنوا بي لعلهم يرشدون

 

 

" Habibim! Kullarım sana benim onlara yakınlık ve uzaklık halimden sorduğunda, sen onlara bildir ki; şüphesiz ben mekân itibariyle yakınlık ve uzaklıktan münezzehim ama onların bütün hallerini bilme ve dualarını kabul etme açısından kendilerine çok yakınım. Dua edenin niyazını bana yalvardığı anda kabul ederim.  " (Bakara suresi 186. ayet)

 

 

 

Evet, dua insanda fıtri bir olgunluktur. İnsan olmanın bir gereğidir. Bütün kâinatın ortak dilidir. Kulun inandığı Rabbine haykırışıdır, yalvarmasıdır, O’na sığınmasıdır. Muhtaçlığının farkına varmasıdır ve kendisinin itirafıdır.

 

 

Unutulmamalıdır ki; insan ömrü boyunca üstesinden gelemeyeceği birçok kaza, bela, sıkıntı ve ümitsizliğe maruz kalmaktadır. Bu durumda acizliğinde ötürü üstün bir varlığa muhtaç olur. İşte bu Allah'u Teâlâ’nın kullarına kendisini bilmesi içindir ve Samed ismi şerifinin bir tecellisidir.

 

 

Şöyle bir hadise rivayet edilir.

 

 

Müşriklerden birinin Saled adında bir putu varmış ve ömrü boyunca her işini ona havale etmiş. Bir gün istekte bulunurken ' Saled ' diyeceğine ' Samed ' demiş ve o an Allah'u Teâlâ: 

 

" Buyur kulum benden isteğin nedir? " diye sormuş ve onun ihtiyacını gidermiş.

 

Bunun üzerine Melekler:

 

" Rabbimiz, o sana seneler boyunca şirk koştu seni Rab olarak bilmedi, sen ise yanlışlıkla ismini andığı halde ona cevap verdin " demişler. Bunun üzerine Allah'u Teâlâ:

 

" Ben onun Rabbiyim. Samed olan Allah benim bende bu isteğine karşılık vermesem o puttan ne farkım kalırdı" demiş.

 

 

 

Kulun Rabbine yalvarışından sonra Allah'u Teâlâ o kulunun gönlüne bir ferahlık verir ve artık o kul yalnız olmadığını, kendisini kuşatan ve koruyanın farkına varır. İsteğinin yerine getirileceği konusunda ümidi artar. Bu yönleriyle dua, insana bir şifa ve ruhi bunalımlara karşı koruyucu bir sağlık tedbiridir. Ruhen çökmüş olan toplumların eksikliği de bundan kaynaklanmaktadır.

 

 

Rabbimiz Allah'u Teâlâ bizi bu ibadete çağırırken duaya icabetin daha çabuk olması için bizlere şöyle bir sırda vermektedir.

 

 

قل ادعوا الله او ادعوا الرحمن ايا ما تدعوا فله الاسماء الحسنى

 

 

" De ki: ( Rabbinizi ) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın nihayet en güzel isimler O'nun dur. " (İsra suresi 110. ayet)

 

 

 

Allah'u Teâlâ'ya hangi ismi ile seslenirsek seslenelim O bizim duamıza mutlaka ama mutlaka karşılık verir. Yeter ki biz sadece O'ndan isteyelim. O'na yalvaralım ve muhtaçlığımız O'na olsun. Unutulmamalıdır ki O kullarına azap etmez. Merhametlilerin en merhametlisidir.

 

 

Dua Mümin’in silahıdır. Dua bütün kapıları açan anahtardır. Başımıza gelenlerin sebebi ayeti kerime de bildirildiği üzere kendi ellerimizle yaptıklarımızdandır. Ölüm gelmeden önce tevbe edelim ve Allah’tan hayır isteyelim.

 

 

Allah yar ve yardımcınız olsun.

İLGİLİ BAĞLANTILAR ETİKETLER

RABBE MUHTAÇ OLMAK, DUA ETMEK , RABBE MUHTAÇ OLMAK, DUA ETMEK



Tm haklar sakldr

mhr erif
kadiri gl
rfai gl
mhr erif
mhr erif
mhr erif
ilerinde baarl olmak ismi azam vefki