Cinlerin Kadınlara Sataşması


Abdullah b. Muhammed el-Kureşî anlatıyor. Bâzı hadîs bilginleri Cerîr b. Abdillah’ın şöyle dediğini nakl ettiler:
«Ben yolda yürürken, (La havle velâ kuvvete illâ billâh) dedim.
 
Bunu, o Harbezlerden biri duydu ve dedi ki: Bu sözü, gökten duyduğum günden beri, bugüne kadar hiç kimseden duymadım.
 
Nasıl olur? diye sorunca şu cevabı verdi:
Ben, Kralları dolaşan, Kisra ve Kayser’e gidip onlarla görüşen bir adamdım; durmadan dolaşır dururdum. Bir sene yine Kisra’ya gitmiştim. Benim şeklime giren bir şeytan meğer evdekilere musallat olmuş. Döndüğümde bana, (gurbetten gelen) kimseye gösterilmesi gereken ilgiyi göstermediler, sebebini sorunca, dediler ki: «Sen bizden uzak olmadın ki!» «Nasıl?» dedim. «Şimdi sana anlatacağım; kendine bir gün seç, diğer gün de benim için olsun» dedi. Nihayet aramızda her birerlerimiz için bir gün seçtik. Bana ait olan günde kendisinin gökten haberler çalan bir kişi olduğunu söyleyen biri geldi. Haydi bu işi münavebe ile beraber yapalım dedi. Ve benim nöbetimin gece olmasını istedi. Peki dedim. Akşam olunca geldi ve Benimle gelir misin? dedi.
 
Evet, dedim. Bunun üzerine beni sırtına aldı. Boynunda domuz yelesi gibi bir yele bulunmaktaydı. Bana «Sıkı tutun; sen bir şeyler görcceksin; benden sakın ayrılmaki, helak olursun» dedi. Ben dediğini yaptım. Sonra bir çok kimselerle birlikte semaya çıktılar. Bir ses duydum: (Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh… Maşaallahu kân. Ve mâ lem yeşe lem yekûn.) Sonra evlerin duvarları ardından, ağaçlıkların arasından kayb olup gittiler.
 
Onlardan bir çok şeyler ezberledim, o gece.. Sabah olup gün ağarınca evime geldim. O, her ne zaman gelirse be no ezberlediğim kelimeleri okurdum, o da canı sıkılıp evden çıkar giderdi. O kelimelere devam edince bir daha gelmez oldu.
 
Sa’d b. Ebî  Vakkâs’dan nakl edilmiştir: Ben evlenirken, hanımımın elçisi bana gelip, falan kadını kabul et, deüi. Yüz vermedim. Eve girmek istedi, yavaş ol, dedim. Sonra ona İşaret ederek :
 
Şu yılanı gördün mü? işte ben bunu bâdiyede yalnız başıma kalınca görürdüm. Sonra göremez oldum. Bu hâl bugüne kadar böyle devam etti. İşte bu yılan tıpatıp gözlerimle gördüğüm aynı o yılandır, dedi. Bunun üzerine Sa’d bir hutbe okudu. Allah’a hamd-ü senadan sonra dedi ki: (Sen bana eziyet ettin! Allah’a yemi nederim ki, bundan böyle seni bir daha görürsem öldürürüm.) Yılan bunu duyunca evden, ve evin avlusundan ayrılıp gitti. Sa’d arkasından, yılanın ne yapacağını takip etmek için bir adam gönderdi. Adam bir de ne görsün: Yılan doğru Mescide gitmiş, minbere çıkmış, oradan bir merdiven dayamak suretiyle doğru sema.ya yükselmiş.
 
 
 
 
İLGİLİ BAĞLANTILAR ETİKETLER

Cinlerin Kadınlara Sataşması , Cinlerin Kadınlara Sataşması



Tm haklar sakldr

mhr erif
kadiri gl
rfai gl
mhr erif
mhr erif
mhr erif
ilerinde baarl olmak ismi azam vefki